Doğa Olayları Ne Kadar Doğal?
Sizinle bir komplo teorisini paylaşmayacağım; az sonra okuyacaklarınız kendime özel basımı olan yok ki yok satan bilinçaltı kitabımdan devşirip size sunacağım bilgilerdir. Bilinçaltı seyahetleri yer altındaki fay hatları gibi risklidir. nerde kırılıp enerjileri deprem olup yeryüzüne yansıyacağı belli olmayan fay hatları gibi..ama biz insanların klonlanmış kişilikler olarak aynileşmemek için aynı ritüellere sahip monoton günler haftalar yaşamamak için bu bilinçaltında yirmibin fersah seyahatını yapması lazım.
çünkü değişen gelişen dış çevreden iç dünyamıza gerçekçi olmayan bizleri geri bırakan önyargı virüslerinden, tortulaşmış fikir kayalarından kurtulmanın bu bilinçaltı fay hatlarında her türlü riskine rağmen dolaşmaktan geçer.
bu dolaşımın adı tefekkürdür*.düşünmek tefekkürün kapısını aralar.çok daha büyük donanımlarla daha büyük fikirler elde etmek için yola koyulmanın adıdır tefekkür.o işte uzmanlaşan kişilerin adıdır mütefekkir. elbette mütefekkir olmak için bir rehbere ihtiyaç vardır.bir usta şart o beynimizle birlikte nadasa bıraktığımız bilinçaltımızın dar dehlizlerinde dolaşabilmek için.
kelimelerin kavramlaşmaları bu bilinçaltı mikserinde gerçekleşir..değirmen taşı da akıldır.bilinçaltı değirmeninde akıl taşı boş dönerse kendini öğütür..bunun için “okumanın manası insan olmanın anası” demiş gitmiş derviş ilk emir; “oku”dan ilhamla..bu yüzden oku emrinin tek kullanım alanı kitaplar değil;kainattan bilinçaltımıza gönül prizmasından tüm kainata aşkla yansıyan tüm bu coğrafyanın anlaşılmasıdır okumak..
yazarlar , gazeteciler,hukukçular,biliminsanları başta olmak üzere tüm insanlık okuyor düşünüyor bu anlam coğrafyasında hedefli hedefsiz yol almaya çalışıyor..kimi önyargı virüsüne takılıp kalmış kimisi inançsızlaşmış silecekleri çalışmıyor ekran kararmış nereye süreceğini bilmiyor sis basmış burnunun ucunu göremiyor ama ne hazin ki bazıları farkında değil yol alamadığının.kendini avutup duruyor ek sefer beklentisiyle.
bilinçaltı kitabını bilgiyle aydınlatmadan gönülde damıtılmış klavuz bilgi ile okumadan rehbersiz tam anlayamazsın..depremde nasıl ki malzemeden çalınmış dayanıksız materyal kullanılmış binalar diğerleri ayakta dururken çöküyor canlarımızı incitiyorsa bilinçaltımızda da malzemeden çalınmış bilgilerle temellerini inşa ettiğimiz güncellenmemiş önyargılarla tesis etiğimiz düşünceler; ruhumuzu dışlayan yaklaşımlar bizim canımızı o enkaz altında kalmaktan daha beter yakabilir.
merak etmeyin çaresiz değiliz bu bilinçaltı fay kırılmaları karşısında..eğer bir gün daha uyanmış yatağımızdan doğrulma imkanı verilmişse hala bir umut besleyebiliriz,hala güncellenerek gelişebiliriz..ama akışına bıraktığımızda değişiriz belki ama gelişme şansı asla yoktur.çünkü değişimin doğasında var olan şans gelişimin doğasında yoktur..gelişim planlıdır programlıdır..aklın bilgisini gönül kazanında damıttıktan sonra fikir meyvesinden elde edilen hedeflere doğru planlı programlı işi şansa bırakmadan ilerlemektir gelişim.
lütfen öğrendiğiniz bilgileri iyi amaçlı kullanın..elde ettiğiniz bilgi kötü amaçlı kullanmaya karşı daha güçlü istek duyabilirsiniz ama asla denemeyin..tarih kötülükleriyle getirmiş oldukları anaforun yuttuğu kötülerin dramatik sonlarıyla doludur..
işte bu kötülüklere karşı bir uyarı sistemimiz var vicdanımız..kötülükler başlangıçta kanatır bu vicdanı ama ısrar ettikçe karartır vicdanı..madem istediğin kötülük buyur meydan senin der çekilir vicdan..bu vicdansızlaşma yaygınlaştıkça özünden doğduğumuz toprak vicdanı doğasındaki ikaz ışıkları yanıp sönmeye başlar.doğa olayları der geçeriz; işte bu bilinçaltı okumalarımız olmazsa nedenini anlayamayız. doğanın kontrolü elinde olan yüce Yaratıcı bizimle doğa aracılığıyla konuşur, mesaj verir.
28 ilkel benin esiri insan görünümlü yaratıkların istilasına uğramış masum çocuk bedenin, insanlıktarihinde rastlanmamış norveçteki bir adada o katledilen çocukların , daha bilmem hangi köşede sessiz sedasız istismara uğrayan çocuğun çığlıklarıdır aslında yerkürenin gök kürenin silkelenişi..doğal bir olay değiL.
mazlumun masumun çığlığına aldırış etmemeye vicdanımızın sesine kulak tıkamaya başladığımızda başlıyoruz..ama o sese çok önem veren biri var..kolay kolay mazlumun ahını almamak lazım..atalarımızın sözlerini denememek lazım..sapkın ilişkilerini kamulaştıran meşrulaştıran yok sayan nice kavimler kötülükleri etrafında oluşan anaforun kurbanı olup yok olup gitti.
siz de tales gibi doğa olaylarının nedeni yine doğa olaylarıdır düşünebilirsiniz; bu özgürlüğümüz var.ön yargılarımıza sığınırız çoğu zaman düşünmektense..bozar yeni bir mantık;kurulu, alışageldiğimiz düzeni..açıklarını görmek istemeyiz sistemimizin..öyle pazarlamışız kendimizi değişmek de neyin nesi der mahalle baskısını önemseriz mahalleli bizden liderlik; gelişime öncü olmayı beklerken bile..
deprem ilgili sözleri saptırılan sanatçı tayfasından bir tanıdık simanın dediği gibi:”yılların kominist damgasını yemiş biri olarak faşist mi olduk yani” . bilinçaltı okumaları çok önemli bir beceridir.yıllar sonra bile karşınıza çıkar sizi yanlışı yanlışla düzeltmeye zorlar önyargı virüsleriyle..materyal eksenli düşünceleri aşamanın adı tefekküre vakit ayırın..kendinize zaman ayırmaktır; yaşam kalitenize yatırım yapmaktır.
mütefekkir olmak için bir çok nedenimiz var; yaşatmak için yaşamaktan keyf almak için buna değer.
göreceksiniz düşünce aşamasındaki doğrularınızla tefekkür aşamasındaki doğrularınız arasında iyi yönde dağlar kadar fark olacaktır.korkmayın yaşamdan kopmayacak daha çok hayatın estetik kazanımlarını farkedecek içinizdeki sanat ruhu canlanacak..daha pozitif dingin bir hayatın içinde ruhunuzla dost berrak fikirlerlerinizle mutlu olacaksınız. yaaşmın iplerini ele almaktır;egemen olmanın yolu bu tefekkür becerisine sahip olmaktan geçer.aklı, fikri,vicdanı nasıl hürleştirebiliriz ilerleyebiliriz ki menfatler sarmalında tortulaşmış önyargılarımızı gözden geçirip güncellemeye dayalı gelişim vizyonumuz olmadan?
demiş gitmiş dervişlerden ömer hayyamın ne güzel ifade etmiş:”dedim artık bilgiden yana eksiğim yok,şu dünyanın sırrına ermişim az çok derken aklım geldi başıma; bir de baktım ömrüm gelip geçmiş hiçbir şey bildiğim yok.”
*düşünmeye değer konularda değer ürettiğimiz tasarımları da kapsayan gönül dünyasının faaliyetlerine tefekkür denir.
--
Asım KURUMAHMUT
Mutlu Çocuklar Projesi Bölge Direktörü
Mutlu Çocuklar Derneği Bölge Temsilcisi
Adres : Kemerkaya mh.Eski Mektep Sk.Bulvar apt.
Kat:2 Daire:5 61000 Trabzon/ Türkiye
Tel&Fax : +(90) 462 321 97 17
GSM : +(90) 532 723 03 18
E-posta : a.kurumahmut@mutlucocuklar.org
Web : www.mutlucocuklar.org