-8 Saat Uyku Domuz Gribinden Koruyor
-Dünyanın En Tehlikeli Karayolu Seçtiler
KİLPA -KALİTELİ ÜRÜNLERİN UCUZ  ADRESİ
-Of a Adliye Sarayı-Mahmut Sakal ın Cenaze Fotoğrafları-Fırtına Geliyorrr!!!-Ofspor Başkanı Saral dan sitem ve Şikayet!-Of/Tavşanlı-Dursun Vanlıoğlu Hak-ka Yürüdü-Ofspor Kemer de 90 da Yıkıldı: 0-1-Bu besinler gribe iyi geliyor-Of-Hayrat ta Su Baskını –Heyelan-Çığ Tehlikesi-Oflu Öğrenci Fatih Karaismailoğlu Nasıl Öldü?-YILDIZ OTOMOTİV-OF


-TRABZON ZİRAAT ODALARI’NDAN BAKAN SOYLU’YA ZİYARET
-TRABZON ZİRAAT ODALARI’NDAN BAKAN SOYLU’YA  ZİYARET-TRABZON ZİRAAT ODALARI’NDAN BAKAN SOYLU’YA HAYIRLI OLSUN ZİYARETİ… -BAKAN SOYLU, NÖBETÇİ VEKİL OLACAK…. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Süleyman Soylu’yu, TZOB Yönetim Kurulu üyesi ve Trabzon Ziraat Odaları İl Koordinasyon Kurulu Başkanı Hasan Kozoğlu ve yönetim kurulu tarafından ziyaret edildi. Başkan Kozoğlu ve beraberindeki heyet Bakan Soylu’ya hayırlı olsun ziyaretinde bulundu. Daha sonra ise Kozoğlu tarafından Trabzon Ziraat Odasının çalışmaları ile ilgili olarak, Bakan Soylu’ya bir sunum yapıldı. Ziyaretin sonunda Kozoğlu tarafından Bakan Soylu’ya plaket taktim edildi. -BAKAN SOYLU, TRABZON’DA KOORDİNASYON KURULUNA KATILACAK…. Cuma günü Trabzon’da olacak olan Bakan Soylu, 2015-2016 eğitim öğretim yarı yıl tatili dolayısıyla öğrencilere karne verecek. Daha sonra ise Bakan Soylu, Trabzon Valiliği’ndeki İl Koordinasyon Kurulu toplantısına katılacak. Öğleden sonra AK Parti Trabzon İl Başkanlığı’nın nöbetçi vekil uygulaması ile ilgili olarak il başkanlığında vatandaşları dinleyecek ve taleplerini alacak. Hafta sonunu Trabzon’da geçirecek olan Bakan Soylu, Trabzon’un ilçelerini ziyaret ederek vatandaşlarla buluşacak. Soylu: Siyasete pamuklar içinde gelmedim Soylu, "Benim hangi partiden olduğum belli de sizin Genel Başkanınız hangi partideydi sorar mısınız? Benim vücudumun her tarafında morluk var. Ben siyasete pamuklar içerisinde sarılarak gelmiş değilim. Ben demokrasi mücadelesi yapıyorum. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Süleyman Soylu, Türkiye'nin mali disiplin anlayışı olduğu gibi Sosyal Güvenlik Kurumunun da olması gerektiğini söyledi. TBMM Genel Kurulu'nda, "temel kanun" olarak ele alınan Gelir Vergisi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapan Kanun Tasarısı'nın 1 ile 18. maddeleri kapsayan 1. bölümü görüşülüyor. Soylu, tasarı üzerinde milletvekillerinin sorularını yanıtlarken, BAĞ-KUR primlerinin artışının, asgari ücretle ilintilendirildiğini anımsattı. Soylu, daha önce BAĞ-KUR prim artışının, asgari ücretin toplam yüzde 40'ı olduğunu belirterek, bunu yüzde 34,5 düşürdüklerine işaret etti. Soylu, asgari ücretin artışıyla, BAĞ-KUR primlerinde asgari ücret miktarı kadar bir artış gerçekleştiğini, ortalama artışın 128 lira olduğunu ifade ederek, sözlerini şöyle sürdürdü: "Şöyle bir hesap yapılırsa bu da doğru olur, eğer asgari ücret 1 Ocak 2016 itibarıyla normal artış, yani 6+5 veya yüzde 10, 11'lik bir artış olsaydı, asgari ücretteki bu artıştan kaynaklanan BAĞ-KUR'daki toplam artış miktarı ancak 80 lira olacaktı. Yani, artı 80 liralık bir artış söz konusudur. Bunu bütün arkadaşlarımızla birlikte, özellikle Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı olarak da değerlendiriyoruz. Maliye Bakanlığıyla beraber, 'Bu konuda neler yapabiliriz, nasıl bir adım atabiliriz?' diye değerlendiriyoruz. Bu konudaki değerlendirmeden sonra inşallah Sosyal Güvenlik Kurumunun gelir gider dengesi üzerinden yapılacak bir hesap üzerinden karar verilecek. Nasıl Türkiye'nin bir mali disiplin anlayışı varsa, bilinmesini isteriz ki Sosyal Güvenlik Kurumunun da bir mali disiplin anlayışı olması gerekir." -"Siyasete pamuklar içinde gelmedim" Soylu, Japon Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı'nın, "Biz bugün 123 milyonuz, 50 yıl sonra 75 milyonuz, bir 50 yıl sonra da 50 milyonuz" dediğini anlatarak, bütün primleri, gelir ve giderleri hesaplarken, aktüeryal dengeleri, toplumun ne kadar yaşlandığını dikkate almaları gerektiğini belirtti. Soylu, 2075 yılında, 65 yaş üzeri yüzde 27'nin üzerinde nüfusun olacağına işaret etti. Süleyman Soylu, Türkiye'nin, 2001'de emekli maaşlarını ödeyebilmek için IMF'den 500 milyon dolar para isteyen bir ülke olduğunu, buna tekrar düşülmemesi gerektiğini vurguladı. Muhalefet milletvekillerinin, "Geçmişte hükümetle ilgili neler söylediğinizi biliyoruz. Tayyip Erdoğan'a neler dediğini hatırla" sözlerine Soylu, "Benim hangi partiden olduğum belli de sizin Genel Başkanınız hangi partideydi sorar mısınız? Benim vücudumun her tarafında morluk var. Ben siyasete pamuklar içerisinde sarılarak gelmiş değilim. Ben demokrasi mücadelesi yapıyorum. Türkiye'de demokrasi mücadelesi yapan Tayyip Erdoğan'ın da mücadele, mesai arkadaşıyım. Çocuklarıma bırakabileceğim en büyük miras da odur. Başka bir şey yok" karşılığını verdi. CHP Grup Başkanvekili Engin Altay, sataşma gerekçesiyle söz alarak, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun, DSP'de bir dönem bulunduğunu dile getirerek, "Cumhurbaşkanı ile söylediklerinizi söylemeyeceğim, söylersem tazminat davası açar" dedi. CHP Ankara Milletvekili Bülent Kuşoğlu, tasarıyla genç girişimcilere, iş kurması halinde 3 yıl, yılda bin 800 lira destek verildiğini anımsatarak, "Bin 800 liranın lafı mı olur?" diye sordu. Kuşoğlu, tasarıyla bütün muhtar ödeneklerinin bin 300 liraya çıkarıldığını ifade ederek,"Çok büyük yerlerde çalışan muhtarlar var, çok fazla seçmeni var, bir de köy muhtarı var. Hepsine aynı statüyü veriyoruz, aynı ödeneği veriyoruz" diye konuştu. MHP Samsun Milletvekili Erhan Usta, bir yandan kadın istihdamının artırılması diğer yandan nüfus artışının belli seviyede tutulması gerektiğini belirtti. Usta, kadınlara verilen hakların özel sektör, firmalar tarafından istismar edilmesinin önlenmesi, devletin de yükü özel sektörün üzerine bırakmaması gerektiğini vurguladı. AK Parti Kars Milletvekili Yusuf Selahattin Beyribey, "Bu kanun tasarısı niye geldi, AK Parti, verdiği sözlerin arkasında durmak için bunu yaptı. 1 Kasım'dan önce verdiği sözleri teker teker yerine getirmeye başladı. Bundan 3 ay önce verdiğimiz sözlerin, 3 aylık yapacaklarımızın yüzde 70'ini yerine getirdik, yüzde 30'u kaldı" diye konuştu. CHP Malatya Milletvekili Veli Ağbaba da tasarı ile aylık 100 liralık teşvik getirilen esnaf ile dalga geçildiğini savunarak, mahalle esnaflarının teker teker kapandığını, sokak aralarına bile büyük marketlerin açıldığını dile getirdi. Ağbaba, "Bu teröre son vermek lazım. Mahallelerde, çok uluslu şirketlerin açtığı zincir marketlere son vermek lazım. Şehirlerde açılan AVM'ler esnafı bitirdi" ifadesini kullandı. İktidar partisi milletvekillerinin pahalı giysiler giydiğini iddia eden Ağbaba, "Benim ayakkabım 90 lira" diyerek, kürsüde ayakkabısını gösterdi. HDP İstanbul Milletvekili Garo Paylan ise esnafın, semt ve şehir kültürünün ayrılmaz parçaları olduğunu belirterek, bu sosyal ilişkiye son 14 yılda büyük zarar verildiğini savundu. Tasarı ile esnafa aylık 100 lira teşvik getirildiğini anımsatan Paylan, AVM'ler ve esnaf arasındaki haksız rekabetin bitirilmesi gerektiğini söyledi. Bu arada HDP'nin, sokağa çıkma yasakları sırasında yaşamını yitiren sivillerle ilgili araştırma önergesinin gündeme alınması önerisi kabul edilmedi.
-ANNE BABALARA KARNE TÜYOLARI!
-ANNE BABALARA KARNE TÜYOLARI!Notlarını ne abartın, ne de görmezden gelin ANNE BABALARA KARNE TÜYOLARI! ofpostasi.com-Haberi Çocukların karnelerini almalarına çok az bir zaman kaldı. Onlar kadar, hatta belki de daha çok anne babaları telaş almaya başladı bile. Acaba çocukları iyi bir karne getirebilecek mi? İşte bu soru son günlerde anne babaların zihinlerini belki de en çok meşgul eden konu. Notları ister iyi olsun, isterse kötü, her karnede anne babaların yaklaşımları çocuklarının okul başarısı, daha da önemlisi psikolojileri üzerinde önemli etkiler oluşturuyor. Örneğin çocukta zayıf benlik gelişimi, kaygı bozukluğu veya depresyon gelişebiliyor! Peki ama karne günü çocuğa nasıl yaklaşmalı, neler yapmalı, nelerden kaçınmalı? Acıbadem Üniversitesi Atakent Hastanesi Uzman Psikolog Reyhan Algül iyi ve kötü karnede ebeveynlerin nasıl bir tutum sergilenmeleri gerektiği konusunda önemli önerilerde bulundu. KARNESİ İYİ İSE… • Başarısı için değil, çabası için övün: Başarıya değil çabaya odaklanın. Çünkü başarı işin gösterge kısmı olsa da, aslolan çocuğunuzun gösterdiği çabalardır. Bu yüzden çocuğunuzun çabasına vurgu yapmalısınız. Örneğin; "Bütün bir dönem çabaladın, bunu gördüm, çok takdir ediyorum" diyebilirsiniz. • Başarısını ne abartın ne de görmezden gelin: Bazı aileler çocukları şımarmasın diye, iyi notları ve çabayı görmezden gelebiliyorlar. Örneğin karneyi görünce sadece gülümseyebiliyorlar. Ancak bu doğru bir tutum değil. "Çünkü çocuğun “aferin"' kelimesini duyması onu daha da mutlu ve keyifli yapacaktır. • Her istediğine “evet” demeyin: İyi bir karne getirdiği için çocuğunuzun her istediğine "evet" demeyin. Iyi notlar, çocuğunuzla aranızda bir rüşvet ilişkisi yaratmamalı. Aksi halde her zaman her yaptığı için ödüllendirilmeyi bekler ve bu olmayınca da mutsuz olur. • Kendi egonuza yönelik övgülerden kaçının: "İşte benim oğlum/kızım" gibi kendi egonuza yönelik övgülerde bulunmayın. Bu durum çocuğunuzun özerkliğini zedeleyebiliyor. Unutmayın ki beraber başarmış olsanız da, emeğin asıl sahibi çocuğunuzdur. • Pahalı hediye almayın: Hediye almak istiyorsanız maddi değeri fazla olmayan, daha çok sembolik ve duygusal anlam taşıyan bir hediye alın. Her aile kendi maddi durmuna göre seçmeli. Zayıf benlik gelişimine neden olabilir İyi bir karnede çocuğa nasıl yaklaşmak gerektiği, aileler için son derece kafa karıştırıcı olabiliyor. Aileleri en çok zorlayan şey ise "Başarısını ödüllendirelim mi yoksa normal bir şey ya da olması gereken bir durum gibi mi davranalım?" sorusu oluyor. Uzman Psikolog Reyhan Algül, başarılı karne getiren çocuğunuza abartılı takdirlerden, abartılı hediyelerden veya tam aksine görmezden gelmelerden kaçınmanız gerektiğine dikkat çekerek bunun nedenini şöyle sıralıyor: “Başarısını abartılı olarak takdir etmek; çocuğun başarısının hayatı boyunca sürekli takdir edileceği gibi bir yanılsamaya girmesine yol açıyor. Takdir görmediği zaman da gelecekte çabuk mutsuz olan, kendisine sürekli haksızlık yapıldığı duygusu içinde yaşayan bir yetişkin olabiliyor. Gelişebilecek bir başka sorun da; hayatını başarılı olmak ya da olmamak üzerinden kurgulaması. Aileler çocuğa hayattaki tek başarı göstergesini karne ve notlarmış gibi algılatırsa, çocuk yaptığı her işi sorgulayan, sürekli başarılı olup olmadığını sorgulayan ve mutluluk için başarıyı kriter haline getiren biri olabiliyor. Bunun aksine başarısını görmezden gelmek ise çocuğun takdir edilmediği için kendisinin ve yaptıklarının önemli olmadığı duygusuna yol açıp, zayıf bir benlik geliştirmesine neden olabiliyor. Gelecekte de yaptığı şeyleri ve kendini önemli görmeyen biri olabiliyor” KARNESİ KÖTÜ İSE… • Aşağılayıcı cümleler sarf etmeyin: Aşağılayıcı, benlik gelişimini etkileyici cümleler sarf etmeyin. “Senden bir şey olmaz” gibi cümleler, kendini gerçekleştiren kehanete dönüşüp, gerçek olabiliyor. Ayrıca onu etiketleyen ve küçük düşüren lakaplardan da mutlaka kaçının. “Sen zaten aptalsın” demek çocuğun aptalmış gibi hissetmesine ve bunu içselleştirebilmesine neden oluyor. • Aile olarak tutumlarınızı gözden geçirin: Çocuğunuzun karnesi aslında ebeveyn olarak sizlerin de karnesi. Çocukla beraber neden başarılı olamadığınızın cevaplarını aramanız önemli. Aile olarak tutumlarınızı gözden geçirin, kendinizi eleştirin. Çünkü bazen aile içi stres faktörleri de çocuğun okul başarısını etkileyebiliyor. • Tatlı sert bir tutum geliştirin: Despotik tutumlar, çocuğun ders çalışma hevesini iyice söndürebiliyor. Bu nedenle tatlı-sert bir tutum geliştirmek gerekiyor. Çocuk başarısız diye tatilinin tümünü cezalı ya da ders çalışarak geçirmesi de doğru değil, çünkü okul için gerekli motivasyonu kalmayabiliyor. Bu nedenle oyun-etkinlik ve ders çalışma arasındaki denge kurmalısınız. Çocuğunuzun zorlandığı konularla ilgili daha çok kaynak edinmek ve beraber çalışmak, faydalı olacaktır. • Kendi algınızı gözden geçirin: Anne baba olarak başarıya dair kendi algılarınızı da gözden geçirmenizde fayda var. Çünkü bazı ebeveynler o kadar mükemmeliyetçidirler ki, çocuğun bir tane 4 olan notunu bile başarısızlık olarak görebilirler. • Karnesiyle ilgili fikrini sorun: Çocuğunuzla “karnen üzerine konuşalım, neler düşünüyorsun” diyerek ona kendi durumuyla ilgili soru sormanız faydalı olacaktır. Bu hem aranızdaki ilişkiyi zedelemez, hem de kendi yaptıklarının sorumluluğunu daha fazla üstlenmesine olanak vermiş olur. • Öğretmenleriyle görüş alış verişinde bulunun: Öğretmen ya da öğretmenleriyle görüş alışverişinde bulunmanız da önemli. Çocuğunuzun örneğin dikkat eksikliği, kaygı bozukluğu veya akranlarıyla sorun yaşamak gibi okulda başarılı olmasını güçleştiren bir sorun var mı? Bunu tespit edip öncelikle okuldaki rehberlik servisleriyle görüşmeniz ve sonrasında da bir çocuk ruh sağlığı uzmanından yardım almanız faydalı olacaktır. Kaygı bozukluğu ve depresyon gelişebilir “Karne bir sonuçtur ama asla tek başına bilgi verici değildir. Notlar bazen çocuğun gerçek ilgi, beceri ve gayretini yansıtmayabiliyor. Çünkü okul başarısı, gerçek hayatta başarılı olup olmamayı belirleyen bir kriter çoğunlukla olmuyor. ” diyen Uzman Psikolog Reyhan Algül sözlerine şöyle devam ediyor: “Bu yüzden kötü karne alan çocuğa yaklaşırken ebeveynlerin bu duruma bir sonuç değil, bir süreç olarak bakmaları gerekiyor. Çocuğa kötü davranmak, cezalandırmak onu iyice umutsuzluğa sürükleyebiliyor. Ayrıca motivasyonu kırılan çocuğun ikinci dönemde durumunu toparlaması da pek mümkün olamayabiliyor. Çocuğu başarılı olamadığı için fiziksel ya da sözel şiddet uygulamak depresyon ve kaygı bozukluğu gibi durumların gelişmesine yol açabiliyor.” Haber-foto : Funda ÇATAR ,Aslı TEKÖZ KAHRAMAN ,Duygu ,Sezen MUTLU /Basın İlişkileri Sorumlusu 0216 544 96 93 / 0539 584 86 54 / sezen.mutlu@acibadem.com.tr
OF'A HİZMET  MÜHRÜ VURAN 2 İSİM
ofpostasi.com Of ilçesine tarihinde büyük hizmetler yapan politikacıları araştırdı. Buna göre, Of İlçesine Kurumsallaşma bakımından RP ve Ak Parti Milletvekilliği yapan Kemalettin Göktaş ile yatırımlar bakımından MHP'li Koray Aydın öne çıkan isimler oldular.
YAZARLAR
Hava Durumu